22 Kasım 2007 Perşembe

İktidara Gelelim Bak - Ozan Arif

Neler olur neler neler,
İktidara gelelim bak.
Memleketin yüzü güler,
İktidara gelelim bak.

Keyfi emir buyurmak yok,
Zengin-fakir ayırmak yok,
Rüşvet, torpil, kayırmak yok
İktidara gelelim bak.

Hemi garbı, hemi şarkı
Bir tutacak devlet çarkı,
Olmayacak hizmet farkı
İktidara gelelim bak.

Milli gelir köşe bucak,
Adaletli dağılacak,
Soygun vurgun boğulacak
İktidara gelelim bak.

Siyonistlik, komünistlik,
Bölücülük teröristlik,
Kazınacak bütün pislik
İktidara gelelim bak.

Arifleri yoracağız
Yaraları saracağız,
Çağa mühür vuracağız
İktidara gelelim bak.

İhtar - Ozan Arif

Ulan Bulgar... Ulan domuz çobanı!
Seninle belaya kalır bu millet.
Seni bırak, senin babanı,
Senin ciğerini bilir bu millet.

İyi dinle şimdi kulak ver bana,
Bre köpek, bir ihtardır bu sana,
Rahat dur da, benzetmeyek Yunan`a,
Her derde bir çare bulur bu millet.

Köpek demem hiç gitmesin ağrına,
Süngü değil, top dayasan bağrına,
Gerekirse din-i İslâm uğruna,
Gözünü kırpmadan ölür bu millet.

Bulgarlaşma-mulgarlaşma tutturdun,
Çoluğa-çocuğa zulüm ettirdin,
Son günlerde tepesini attırdın,
Boşa mı burnundan solur bu millet.

Türk kızarsa bilmen lâzım gücünü,
Parçalar tahtını, kırar tacını,
Sende koymaz gardaşının öcünü,
Eninde-sonunda alır bu millet.

Arif der ki anlatması zor değil,
Beyinsizsin ama, gözün kör değil,
Aç tarihi gelmediği yer değil,
Vallahi Sofya`ya gelir bu millet.

İbret Destanı - Ozan Arif

Kudurdu kızıl Bulgar, yakamızda elleri,
Balkanlarda Türklüğü yok etmek emelleri,
Cümle cihan bilir ki, bunlar Moskof döller
Bulgar bu cesareti, Rus`tan alıyor Rus`tan.
Kahrolsun komünistler, kahrolsun Bulgaristan.

Türk yaşayan köyleri tanklar ile bastılar.
Kim karşı koydu ise ağaçlara astılar.
Çoluk-çocuk demeyip kadınları kestiler.
Türk kanıdır Bulgarın içtiği şimdi tastan.
Kahrolsun komünistler, kahrolsun Bulgaristan.

Bir 'Mestan' tanımıştım soyadı 'Cefakârdı',
'Şumnu'`dan mektup yazar, bazen beni arardı,
Ecdadından yadigâr sadece adı vardı,
Onu da aldı Bulgar, ne yapsın şimdi Mestan?
Kahrolsun komünistler, kahrolsun Bulgaristan.

Ezan ile verilen Ahmet, Mehmet söküldü,
Hasan, Ömer yok artık, Bulgar adı takıldı,
Yetim kaldı ezanlar, minareler yıkıldı,
Camilerin yerine, bostan ektiler bostan.
Kahrolsun komünistler, kahrolsun Bulgaristan.

Bağır gardaşım bağır, sen olsun durma bağır!
Dert Müslüman Türk`ündür, hür dünya ondan sağır.
Ne demişler, taş bile düştüğü yerde ağır.
Onun için bağır sen, haykır en yüksek sesten.
Kahrolsun komünistler, kahrolsun Bulgaristan.

Hür dünya elbet duymaz, imdat diyen yar bizim.
Tecavüze uğrayan, namus bizim, ar bizim.
Fakat olsun gardaşım, Allah`ımız var bizim.
Biz onunla kurtulduk, her tasadan, her yastan.
Kahrolsun komünistler, kahrolsun Bulgaristan.

Nerede Vietnam`a ağıt yazan solcular,
Moskova borazanı öttüren yalancılar,
Müslüman Türk`ün şimdi Balkandaki sancılar,
Konuşsa ya birisi, susuyorlar mahsustan.
Kahrolsun komünistler, kahrolsun Bulgaristan.

Şu Köln'ün radyosundan konuştu itin biri!
İsmini demiyeyim ağzıma değer kiri,
Gitmiş, gezmiş Bulgar`da, katliam yokmuş heri..!
Bunlar böyle alçaktır, saptırırlar hep kasten.
Kahrolsun komünistler, kahrolsun Bulgaristan.

Ey... Aziz Türk milleti, sahip ol birliğine,
Müslüman Türk`ün dostu, Müslüman Türk`tür yine.
Bu gerçeği görürsün, bakarsan tarihine.
Çoğu Türk olduğundan, bak yanlız Afganistan,
Kahrolsun komünistler, kahrolsun Bulgaristan.

Kınamakla iş bitmez, dinle beni Ankara...
'Yurta sulh, cihanda sulh' unut gitsin bir ara,
Başka türlü imkânsız, deva bulmaz bu yara,
Halifenin kılıncı kurtulsun artık pastan.
Kahrolsun komünistler, kahrolsun Bulgaristan.

Ey gözleri kör olmuş, vicdanı nasır dünya,
Yontma Taş devri değil, yirminci asır dünya,
Yamyam bile hür bugün, Türk neden esir dünya?
Ozan Arif; dünyaya ibret olsun bu destan.
Kahrolsun komünistler, kahrolsun Bulgaristan.

Huseyinler Olmez - Ozan Arif

Mamak Zindanlarında namaz kılarken şehit edilen Hüseyin Kurumahmutoğlu'nun ardından-

Nasıl öldü dedim nasıl ben ona
Hüseyinler ölmez, Şehitler ölmez.
Öldü denilmezmiş şehit olana
Hüseyinler ölmez, Şehitler ölmez.

Onlar yaşar amma zordur görmesi,
O kanlı seccade, o kanlı fesi,
İşte işareti işte belgesi
Hüseyinler ölmez, Şehitler ölmez.

Esas ölü onun kanına giren,
Kıldığı namazı ona çok gören,
Esas ölü onlar onlar geberen
Hüseyinler ölmez, Şehitler ölmez.

Ve siz.Ey vicdanı katı olanalar,
Vatanın kan emen biti olanlar
Her devrin köpeği iti olanlar
Hüseyinler ölmez, Şehitler ölmez.

Hüseyin'in Ağıtı - Ozan Arif

-Mamak Zindanlarında Sabah namazını eda ederken kafasına dipçikle vurularak şehit edilen Hüseyin Kurumahmutoğlu'nun aziz hatırasına-

İzimiz olacak hep onun izi,
Ne desem nafile bu imiş yazı
Bu dünyada yarım kalan namazı
Cennet-i Ala 'da kıldı Hüseyin
Muradı Firdevs'te aldı Hüseyin.

Hak yolda yürüdü Hak yolda gitti
Hak yolda bir ömür böylece bitti.
Çiçeği burnunda babayiğitti
Ülkü bahçesinde güldü Hüseyin
Soldu Ülküdaşım soldu Hüseyin.

Hüseyin'de ne can ne nefes kaldı
Geriye bir ülkü bir heves kaldı.
Bir kanlı seccade bir de fes kaldı
Arif'i acıya saldı Hüseyin.
Öldü Ülküdaşım öldü Hüseyin.

Herkes Bilmeli - Ozan Arif

Ben ülkücü doğdum bu yoldan asla
Sapmadım sapmam da mümkün değildir.
Makasla kestiler beni makasla
Kopmadım kopmam da mümkün değildir.

Başımı koyduğum mübarek yola
'Ters düştü' diyormuş bir kaç budala
Yaydıkları gibi paraya pula
Tapmadım tapmam da mümkün değildir.

İhtirasım olsa mal mülk nevale,
Ben de alkış tutup şimdi şu hale
Ya makam kapardım ya da ihale
Kapmadım kapmadım da mümkün değildir.

Küresellik, globallik, tombulluk
Her şeye he demem yok öyle bolluk
Allah varken Allah, kuluna kulluk
Yapmadım yapmam da mümkün değildir.

Bu Arif'i herkes iyi bilmeli,
Ne şimdi ne sonra ne de evveli
Ben Türkeş'ten başka bir lider eli
Öpmedim öpmem de mümkün değildir.

Her Gelen Böyle Dedi - Ozan Arif

Türkiye`den gelen birine sordum,
Sordum ya elsürme yarama dedi.
Kim ne derse desin, her şeyi gördüm,
Dokunma orama burama dedi.

Dedim, gardaş neden? Dedi ki dinle!
Sebep arıyorsan, sebebi tonla.
Tek tek söyliyeyim ârifsen anla!
Yurdun hali dönmüş drama dedi.

Gümrükçü istedi, avanta haydi!
Nerde ise beni don gömlek koydu.
Yollarda trafik polisi soydu,
Zor attım kendimi yöreme dedi.

Ne ise bunları kenara bırak.
Zenginin sofrası baklava, börek,
Fakirin evinde tamtakır terek,
Karnında bir lokma arama dedi.

Parası olanın işi yolunda,
Vitrin vitrin gezer karı kolunda,
Köylünün mahslü şişmiş elinde,
Kâr kalmış çektiği cereme dedi.

İşçinin evinde bir dirhem et yok,
Bebeği ağlıyor, anada süt yok,
İşinde güven yok, yuvada tat yok,
Düşünmekten düşmüş vereme dedi.

Dedim daha varmı? Dedi ki bitmez.
Piyasa bir alem, gün günü tutmaz.
Bir günde bir eve on ekmek yetmez,
Ekmek inmiş üçyüz gırama dedi.

Her sabah onbinle çarşıya çıktım,
Akşama beş kuruş kalmamış baktım,
Aldığım bir şey yok, nerede bıraktım.
Ne oldu bilemedim parama dedi.

Resmi dairelik bir işin çıksa,
Boyun kıravatsız, ayak çarıksa,
Hele de askerden ahbabın yoksa,
Kimse bakmaz derde, merama dedi.

Dedim ki; anarşi..! Dedi; eh bitmiş..!
Velâkin sefalet yerini tutmuş.
Sırtımdaki hançer, karnıma batmış.
Böyle mi bakılır çareme dedi.

Köşeleri meyhaneler bürümüş,
Küfür çiçek açmış, iman çürümüş,
Şehirlerde fuhuş almış yürümüş,
Bunlar hep yokluktan türeme dedi.

Türkiye müslüman, birisi sorsa!
En baştaki adam orucu yerse(!)
Bu millet de onu ekranda görse;
Kim uyar dinime, töreme dedi.


Ah... Ulan ah dedi, şu felek yok mu!
Milliyetçi hapis, bu şimdi hak mı?
Dedim; hukuk varmış..! Dedi hukuk mu..!
Vatan hainleri hür ama dedi.

Dedim ki; anlatma kalmadı neşem.
Dedi; Arif gardaş nasıl konuşam?
Giden ağam dedik, gelene paşam,
Bizde de kabahat var ama dedi.

Hep Böyle Gitmez - Ozan Arif

Hep böyle gıtmezki, talihin bize,
Güldüğü zaman da gelecek duur...dur.
İmanın önünde küfürün dize,
Geldiği zaman da gelecek duur...dur.

Öyle bir geldiki, Eylül-ü Seksen,
Ne Ebucehil'i, ne put'u noksan.
Ne olursa olsun yer ile yeksan.
Olduğu zaman da gelecek duur...dur.

Gelecek vallahi, gelecek bakın,
Sıkın dişinizi az daha sıkın,
Bu zulüm hiç ölmez sanmayın sakın,
Öldüğü zaman da gelecek duur...dur.

Yanlış oldu yanlış, tabir-i ölüm.
Ölmeyecek, geberecek bu zulüm.
Bugün bilmese de haddini zalim,
Bildiği zaman da gelecek duur...dur.

Çekilen bu çile, acı ve sızı,
Verilen kavganın biberi, tuzu.
Haklının muhakkak haksızla kozu,
Böldüğü zaman da gelecek duur...dur.

Ben dur desem bile, bende ki hınça,
Millet kalkışacak bunları linçe.
Her zalimin gırtlağında bir pençe,
Bulduğu zaman da gelecek duur...dur.

Boşuna mı çektik tasayı, yası?
Sonra çıkar sonra sabrın faydası!
Bu Ozan Ârif'in zafer gaydası,
Çaldığı zaman da gelecek duur...dur

Haydi Yetiş Ahali - Ozan Arif

Haydi yetiş ahâli! ..
Her bir şey bol bol satılık.
Arıların ilk yılı,
Petek petek bal satılık.

Burası Anavatan,
Ne sıkıl, ne de utan,
Batan gemiden batan,
Binbir çeşit mal satılık.

Seyisi yıldırdılar,
Defterden sildirdiler,
Beygiri öldürdüler,
Mıhı ile nal satılık.

Sanmayın sakın yalan,
Hadi gel... çiftlik filan,
Devlete ait olan,
Ağaç satılık, dal satılık.

Köşeleri tuttular,
Yaladılar, yuttular,
çeşmeyi kuruttular.
şimdi ise göl satılık.

Fakir isen kız, köpür,
Zengine şapır-şupur!
Denizde gemi, vapur,
Zapsuyu`nda sal satılık.

Yoktur millet faktörü,
Bu sebepten ötürü,
Bu bir zengin sektörü,
Paraya kaval satılık.

Paran yok mu uzaklaş.
Paran varsa gel yanaş.
Köprü bitti vatandaş,
Artık baraj, yol satılık.

Arif; varken bey, paşa,
çeneni yorma boşa,
Parasız vatandaşa,
Rüzgâr ile yel satılık.

Hayal Ederek - Ozan Arif

Tarifi imkânsız hisler içinde
Seviniyor, coşuyorum şu anda
Turan görünüyor sisler içinde
Yollarına düşüyorum şu anda

Niyet ettim daha yola girmeden
Geçilir mi Nahçivan'ı görmeden
Nahçivan'da bir çay içip durmadan
Bakü'deyim şaşıyorum şu anda

Bakü'de düğümü çözer gibiyim
Sanki İstanbul’da gezer gibiyim
Bakü'yü okşayan Hazar gibiyim
Kabarıyor, şişiyorum şu anda

Can Azerbaycan'da kabaran yürek
Durmaz artık yolcu yolunda gerek
Ver elini Türkmenistan diyerek
Askabat'ı aşıyorum şu anda

Aşkabat’tan çıkıp Taşkent yoluna
Semerkant, Buhara, Özbek eline
Amu-Derya olup Aral gölüne
Dolup, dolup taşıyorum şu anda

Ben tasarken Tacikistan susuyor
Biskek'e varmasam Kırgız küsüyor
Tanrı Dağları'ndan rüzgar esiyor
Tatlı tatlı üşüyorum şu anda

Üşüsem de gidiyorum öteye
Kazakistan yani Alma-Ata'ya
Mazideki gibi binip bir tay'a
Yesi'deyim koşuyorum şu anda

Çünkü Yesi bir mübarek kucaktır
Ana kucağından daha sıcaktır
Ahmet Yesevi'ye ait ocaktır
O Ocakta pişiyorum şu anda

Horasan'ın erleri de pişmişler
Anadolu Rumeli'ye düşmüşler
Onlar bir ışık, bir güneşmişler
Nurlarında ışıyorum şu anda

Nurlarında ışıyorken iste tam
Gam bürüyor yüreğimi yine gam
Doğu Türkistan’ım, Bati Trakya’m
Yaranızı deşiyorum şu anda

Mezar eşmek korkutmuyor beni pek
Ne mezarlar eştim bugünlere dek
Kırım’a, Musul'a, Kerkük'e tek tek
Ay Yıldızı döşüyorum şu anda

Ay Yıldız, örtüsü Kızıl Elma'nın
Arif doruğunda murat almanın
Ülkücü olmanın Bozkurt olmanın
Gururunu yaşıyorum şu anda

Hazır Ol - Ozan Arif

Vatanın sahibi var demek lâzım,
Haydi kalk... Hazır ol ülküdaş haydi...
Bu kahpe gidişe dur demek lazım
Haydi kalk... Hazır ol ülküdaş haydi...
Haydi, haydi, haydi, Allah aşkına,
Hainler, zalimler dönsün şaşkına.

Bir, iki, üç diye sayıpta yürü,
Kelleni bu yola koyupta yürü,
Ya Allah bismillah deyipte yürü,
Haydi kalk... Hazır ol ülküdaş haydi...
Haydi, haydi, haydi, Allah aşkına,
Hainler, zalimler dönsün şaşkına.

Bir yanda baksana; sefil yatana,
Bir yanda baksana; yutan yutana,
Vatnı, milleti satan satana,
Haydi kalk... Hazır ol ülküdaş haydi...
Haydi, haydi, haydi, Allah aşkına,
Hainler, zalimler dönsün şaşkına.

Kastedip vatanın büyüklüğüne,
Komünist köpekler kudurdu yine,
Yine bak iş düştü senin üstüne,
Haydi kalk... Hazır ol ülküdaş haydi...
Haydi, haydi, haydi, Allah aşkına,
Hainler, zalimler dönsün şaşkına.

Memleket inliyor 'gel beni kurtar'
Bu kantar, bu yükü, ne kadar tartar?
Sabırsa, bu kadar yeter de artar.
Haydi kalk... Hazır ol ülküdaş haydi...
Haydi, haydi, haydi, Allah aşkına,
Hainler, zalimler dönsün şaşkına.

Vatanın bilimum gözü yaşlısı,
Delisi, dolusu, ağır başlısı,
Sağduyu sahibi genci, yaşlısı,
Haydi kalk... Hazır ol ülküdaş haydi...
Haydi, haydi, haydi, Allah aşkına,
Hainler, zalimler dönsün şaşkına.

Haydi ki hainden hesap sorasın,
Zalimin dersini çabuk veresin,
Alçaklar kaçacak delik arasın,
Haydi kalk... Hazır ol ülküdaş haydi...
Haydi, haydi, haydi, Allah aşkına,
Hainler, zalimler dönsün şaşkına.

Devletin bekası, varlığı için,
Milletin huzuru, dirliği için,
İslâm`ın, Türklüğün birliği için.
Haydi kalk... Hazır ol ülküdaş haydi...
Haydi, haydi, haydi, Allah aşkına,
Hainler, zalimler dönsün şaşkına.

Arif`e kalırsa sürebilirde,
O saat, o dakka girebilirde,
Başbuğ`um son emri verebilirde,
Haydi kalk... Hazır ol ülküdaş haydi...
Haydi, haydi, haydi, Allah aşkına,
Hainler, zalimler dönsün şaşkına.

Güle Güle - Ozan Arif

Madem artık gidiyorsun,
Güle güle git gardaşım.
Yolun izin açık olsun,
Güle güle git gardaşım.

Bunca yıldır aktı terin,
Var mı söyle sağlam yerin,
Yeter burda çektiklerin,
Güle güle git gardaşım.

Bu gurbetin düşü bitmez,
Burada gözyaşı bitmez,
Elalemin işi bitmez,
Güle güle git gardaşım.

Çocukların seni saysın,
Ele değil bize uysun,
Çan yerine ezan duysun,
Güle güle git gardaşım.

Et hakkını helâl bana,
Helâl olsun benden yana,
Selâm söyle can vatana,
Güle güle git gardaşım.

Arif derki; ilelebed,
Yaşanılmaz burda elbet.
Bana kalsın zalim gurbet,
Güle güle git gardaşım.

Gurbette Ölürsem - Ozan Arif

Gurbette ölürsem mezar taşıma,
Ne gün gördü ne de güldü yazsınlar.
Uğrayan olursa okur başıma,
Bu dünyayı zindan bildi yazsınlar.

Sürgün oldu vatanından, yurdundan,
Ayrılmadı sevdiğinin ardından,
Ülkü adlı bir güzelin derdinden,
Sarardı, kurudu, soldu yazsınlar.

Haykırdı canını taktı dişine,
Haykırdıkça bela düştü peşine,
Ne geldiyse bu dünyada başına,
Dilinin yüzünden geldi yazsınlar.

Bazen kaderine küstü olmadı,
Söyledi olmadı, sustu olamdı,
O herkese dostdu, dostu olmadı,
Çoğunu defterden sildi yazsınlar.

Şu hasret denilen öcüden ayrı,
Bir gün geçmedi acıdan ayrı,
Ana, baba, gardaş, bacıdan ayrı,
Hergün iki gözü seldi yazsınlar.

Gurbeti alnında yazı bilirdi,
Hasreti devasız sızı bilirdi,
Sırrını en iyi sazı bilirdi,
Dert ortağı altı teldi yazsınlar.

Bu kendi dilinden kendi târifi,
Esirgemen bir Yasin-i şerif`i,
Vatan hasretiyle Ozan Arif`i
İki gözü açık öldü yazsınlar.

Gurbet Akşamları - Ozan Arif

Hiç istemem yine gelir,
Çatar gurbet akşamları
Yüreğime hançer olur,
Batar gurbet akşamları.

Öldürecek beni dertler,
Bende geçti bini dertler,
Dertlerime yeni dertler
Katar gurbet akşamları.

Bilmiyorum dertten gamdan,
Zevk mi alır intikamdan?
Kanlım gibi şu yakamdan,
Tutar gurbet akşamları

Şimdi akşam bak şu anda,
Zindandayım ben zindanda,
Zindan ne ki zindandan da
Beter gurbet akşamları

Acılara beler beni,
Kesip doğrar diler beni,
Parça parça böler beni,
Yutar gurbet akşamları.

Memleketim ilim obam,
Kavim, gardaş, dost, akrabam,
Gözlerimde anam, babam,
Tüter gurbet akşamları.

Kadir Mevla’m yardım etsin
Ozan Arif yurda gitsin
Bitsin artık bitsin bitsin...
Yeter gurbet akşamları.

Gurbet - Ozan Arif

Ne kadar anlatsam tükenmez, bitmez
Bu benim bağrımda yatan hasreti
Anlatmaya zaten takatim yetmez
On yıldır yakamdan tutan hasreti

Pençesi bagrımda dişi derinde
Söküp atar mıyım günün birinde?
Gurbetin upuzun gecelerinde
Beni yudum yudum yutan hasreti

Arif bu hasretin yoktur ilacı
Ana, baba, kardeş, bir yanda bacı
Birinin hasreti birinden acı
Amma en acısı vatan hasreti

Gurbet Bayramları - Ozan Arif

Bu kaçıncı bayram vatandan uzak,
Saya saya usandım ben bıktım ben.
Umutlar karlı dağ hayaller kızak
Kaya kaya usandım ben bıktım ben.

Hayal meyal köyüm gelir gözüme,
Mübarek gün ateş düzer özüme,
Dertlerimi dert ortağı sazıma
Diye diye usandım ben bıktım ben.

Bayramlarda seni aziz vatanım,
Daha başka türlü arzular canım,
Heyhat...Hasret benim bayram mintanım
Giye giye usandım ben bıktım ben.

Çaresizlik kement, geçer boynuma,
Ayrılık balyozla vurur beynime,
Boyun büküp ellerimi koynuma
Koya koya usandım ben bıktım ben.

Gurbet beni toprağıyla taşıyla,
İyi tanır iyi her karışıyla,
Yollarını gözlerimin yaşıyla
Oya oya usandım ben bıktım ben.

Her bayram her bayram ‘Allah-u Ekber ’
Kulaklarım ezan sesini bekler,
Lakin çan sesinde acı gerçekler
Duya duya usandım ben bıktım ben.

İşte o gerçekler biner sırtına,
ARİF’in içinde kopar fırtına
Elin vatanında elin şartına
Uya uya usandım ben bıktım ben.

Gönül - Ozan Arif

Yeter, yeter gönül yeter, senden çektigim.
Avuca sigmadin, ele sigmadin,
Ömür boyu gözlerimden döktügüm,
Yagmura sigmadin, sele sigmadin.

Gönül seninle gitmek zor ismis,
Seni adim, adim gütmek zor ismis,
Seninle yolculuk etmek zor ismis,
Daglara, taslara, yola sigmadin.

Sen yoldas degil de esir aradin,
Esirin de oldum kusur aradin,
Emellerin için asir aradin,
Mevsime sigmadin, yila sigmadin.

Sen bitmedin ben artik bittim,
Sazimla beraber pesinden gittim,
Onuda derdine âmade ettim,
Perdeye sigmadin, tele sigmadin.

Hizmet ettim sana hizmet herseyle,
Sonunda gocattin ARIF'i böyle
Destan mi yazmadim siir mi söyle
Kaleme sigmadin, dile sigmadin.

21 Kasım 2007 Çarşamba

Geçti Bu Ömrüm - Ozan Arif

Yaşım otuz, kırk oldu ahâ,
Yorula, yorula geçti bu ömrüm.
Ölüp, ölüp yeni baştanbir daha
Dirile, dirile geçti bu ömrüm.

Gidemedim şu feleğin suyuna,
Felek beni hep getirdi oyuna,
Kriş yaptı çilesinin yayına,
Gerile gerile geçti bu ömrüm.

Hiç bakmadım zalimlerin çapına
Kafa tuttum, karşı koydu topuna,
Yanlız hahikatın, hakkın ipine,
Sarıla sarıla geçti bu ömrüm.

Ve lakin hor gördü hayat beni hor,
Zor imiş hayatta eğilmemek zor,
Eğilmedim amma sen gel bana sor,
Kırıla, kırıla geçti bu ömrüm.

Millet dedim anlamadı derdimden,
Devlet dedim, kuyu kazdı ardımdan,
En sonunda en sevdiğim yurdumdan,
Sürüle, sürüle geçti bu ömrüm.

Senelerdir vatanımdan ırağım,
Ne mekanım belli, ne durağım,
Yâd ellerde parça, parça yüreğim,
Yarıla yarıla geçti bu ömrüm.

Arif derki; eremedim ahtıma,
Veda etmek üzere gemi rıhtıma,
Ele değil ele kara bahtıma
Darıla darıla geçti bu ömrüm.

Geçmem Davamdan - Ozan Arif

Benim davam açık Allah davası
Geçen geçsin ben vazgeçmem davamdan.
İlay-ı Kelimetullah davası
Geçen geçsin ben vazgeçmem davamdan.

Dedem Saltuk Buğra Han’dan bu yana,
Türk-İslam ülküsü demişim ona,
O yüzden ülkücü denilmiş bana
Geçen geçsin ben vazgeçmem davamdan.

Bu dava vatandır, dindir, millettir,
Bu dava devlet-i ebet müddettir,
Bendeki sevdası ilelebettir
Geçen geçsin ben vazgeçmem davamdan.

Ben hemşehrim eksik olabilirim,
Bazısına ters de gelebilirim,
Amma davam için ölebilirim
Geçen geçsin ben vazgeçmem davamdan.

Ha ölebilirim dediysem bakın,
Siz beni ölmedi sanmayın sakın,
Şehit verdim şehit beş bine yakın
Geçen geçsin ben vazgeçmem davamdan.

Hareket olarak verdiğim bunlar,
Ya daha önceki şehit olanlar,
Düşünmeli hazır vatan bulanlar
Geçen geçsin ben vazgeçmem davamdan.

Ama geçen varmış varsa yazıktır,
Gaflettense döner; zaten eziktir
Gafletten değilse kanı bozuktur
Geçen geçsin ben vazgeçmem davamdan.

Kan bozuk olmazsa mazi satılmaz,
Takım tutar gibi dava tutulmaz,
Moda da değildir her yıl atılmaz
Geçen geçsin ben vazgeçmem davamdan.

Bu Ozan Arif’i bey yapsanız bey
Diyecektir size ‘Bu beylik de ney? ’
Davama kölelik daha güzel şey
Geçen geçsin ben vazgeçmem davamdan.

Feleğin Çarkı - Ozan Arif

Tersine döner mi Mevla'nın işi?
Ters dönen feleğin çarkı değil mi?
İtibar görüyor namussuz kişi
Kırdığı geçse de kırkı değil mi?

Nice iyi önceleri dövülmüş
Mansur gibi sonra tutmuş sevilmiş
Doğru diyen dokuz köyden kovulmuş
Bu zaten çok eski türkü değil mi?

Bilmem ki bu böyle ne kadar gider
Herkes ettiğini sonunda öder
Eşek de kendini aslan zanneder
Sırtına geçirse kürkü değil mi?

Utan ulan kara bahtımız utan
Helerin eline kaldı bu vatan
Çakal hür, arslanı kafeste uttan
Arslandan duyulan korku değil mi?

Arif sen hiç sorma hak hukuk nerde
Çakalın hükümran olduğu yerde
Elbette arslanı korlar içerde
Bu bile arslanın farkı değil mi?